NLP Temsil Sistemleri | Devis'So Psychology Engineering

NLP Temsil Sistemleri

Written by on Aralık 8, 2015 in Eğitimler, Yaşam Koçluğu - No comments

selçuk deveci

KORKU- SEVGİ

Seanslarımız  esnasında sizin içinde bulunduğunuz duygusal durumu tespit etmek çok önemlidir.

İçinde bulunduğunuz duygusal durum sizin kendi iç gücüne ne kadar sahip olduğunuzu ortaya koymaktadır.

Yaşamda başarılı olabilmek için duyguların fark edilmesi ve hedefe odaklı yönlendirilmesi gerekmektedir.

Yaşamda başarıyı yakalayan insanların tümünün ortak özelliği, duyguları fark edip yönlendirebilmeleridir

Yaşam Koçu olarak benim görevim sizin içinde bulunduğunuz durumu saptamak ve bu duygusal durumu danışanınızın fark etmesini sağlamaktır.

 

Evrende en güçlü iki duygusal enerji arasında gidip geldiğimiz duygu yelpazesine sahibiz.

 

Her canlı her duyguyu deneyimler. İnsanlar duyguları ile var olurlar ama duyguları değillerdir. Duygular beynimizde var olan kimyasallardır ve yönlendirilip değiştirilebilirler.

 

Korku: titreşimi en yüksek olan ve kişinin bedenine yaşamına zarar veren duygudur.

Korktuğumuz zaman zihnimiz belirli bir elektrokimyasal salgılar.

 

Tüm duyguların ölçülebilir frekansları vardır ve korku duygusunun yaydığı titreşim çevremize yayılır.

Bu titreşim kendisiyle aynı lamda boyundaki başka titreşim alanlarıyla irtibata geçer ve korkumuzla bağlantılı deneyimi yaşarız. Şok anlarında var olan korku büyük bir enerjiye sahip oluyor.

 

Endişe: korku duygusu çok hızlı bir biçimde “endişe” duygusunu ortaya çıkarır. Titreşimleri birbirine çok yakındır. Endişelendiğimiz zaman;

 

*endişe duygusunun yaymış olduğu frekans benzer bir frekansla iletişime geçer. Endişe duyulan durum kuantum olasılıklar sahasında oluşmasına sebep olur

Kaygılanan olayın gerçekleşmesine yönelir, hedef olumlamasına engel olur.

 

Danışanın kaygılarını ortadan kaldırarak zihnin tüm potansiyelini hedefe doğru yönlendirmesini sağlamak gerekir.

 

Öfke: zararlı yüksek enerjili bir titreşimdir. Öfkenin temelinde “korku” duygusu yatar.

Kişi sizin korku düğmelerinden birine basmıştır.

 

Nefret: öfke dönüştürülmezse nefret oluşur. Kişilerin zarar görmesini istemektir.

 

Keder: acı, üzüntü ve umutsuzluk barındıran enerjisi düşük, içe dönük ve zarar verici bir haldir. Çaresizlik ve boşluk hissi vardır. Depresyona yakınsa psikiyatrise yönlendirilir.

 

Depresyon: dibe vuruş, ruhsal çöküntü. Duyguların iniş skalasında en altında yer alır. İntihar düşüncesine yakındır.

Danışan içinde bulunduğu durumu ve deneyimleri olduğu gibi “kabul” etmesini bu durum geçici olduğu bilgisini vermelisiniz,“ümit” tohumları ekilmelidir.

 

Kabul: sıçrama hazırlığının başlangıç noktasıdır. Danışan tüm yaşananları olduğu gibi kabul edip zihinsel enerjisini değiştirmeyeceği durumlardan alıp, geçmişi sorgulamaktan ve “kurban” rolünden çıkıp geleceğe dair düşünmeye başladığında, kendi iç gücünü yeniden toplamaya başlamış demektir.

 

Ümit: kuantum sıçramasının başlangıç duygusudur. “geleceğe doğru bir bakıştır”. Bu aşamadaki danışan bir üst aşama olan “arzu” frekansına taşımak gerekir. Henüz geçmiş ve olumsuz duygulardan kurtulamamış olabilir.

 

Arzu: istektir, yakıcı bir isteme duygusudur. Tüm duyguları harekete geçirir ve sıçrama başlatır. Artık tüm zihin enerjisini geleceğe odaklanmıştır. Bu isteğe duygularıda eşlik ettiği için bedenindeki tüm elektronlar bu yakıcı arzunun frekansını yayar. Vizyonu zihinde net bir şekilde tuttuğu için zihnin enerjisi hedefe yoğunlaşmaktadır.arzu kişiye sıçrama yaptırır.

 

Cesaret: arzu güçlüyse bir sonraki faydalı güçlü enerji alanıdır. Fiziksel bir eyleme geçmek için cesaret duygusu gerekir. Cesaret içinde büyük güç barındırır. Sıçramanın hızını ve gücünü arttırır. Buradaki cesaret bilgi içerir.

 

Coşku: kişinin yaşamdan zevk almasını sağlar. Coşku duygusunu hedefe ulaşmak için gerekli tüm gücünü içerisinde barındırır

 

Sevgi: en yüksek titreşimli ve en güçlü duygu “ sevgi” duygusudur.

İçinde korku, endişe, öfke, nefret, keder duygularını barındırmaz. Şevkat, hoşgörü, güven, huzur ve dinginlik vardır.

 

Sevgi kişiyi derin bir dinginliğe götürür. Dinginliğin içinde gerçek güç vardır. Sevgi duygusunun enerjisi evrenin maddi-manevi enerji kanallarını açar.

Sevgi karanlık odaya dalan ışıktır. Sevgi “duygusal zeka” nın ürünüdür. (kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi ve duygularını yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenleyebilmesi yetisi”)

 

Meditasyon sezgileri güçlendirir. Sevgi ve güven enerjisi yüksek olan insanlar çarpıcıdır.

       Korku ve güvensizlik enerjisi yüksek olanlar siliktir.

 

       Dinginlik: iç huzurunun olduğu sevginin karşılıksız yaşandığı ruh halidir.

Her şey akışına bırakılmıştır,olan her şey olması gerektiği gibidir ve güzeldir.

 

Bu kişi danışan olmaz, danışana ihtiyacı yoktur. Manevi dünya ile ilgilidir. Hırsları, kıskançlıkları, tutkuları yoktur. Ayrılık bilincinden birlik bilincine geçmiştir.

 

 

Her oluşumun başlangıç noktası istemektir. Yani niyet etmektir. Niyet oluşumu başlatır.

İstekte bulunarak evrene sipariş verirsiniz. Ne istediğini bilmeyen kişinin zihni nereye yönleneceğini bilemez.

Danışanınızın eline bir kağıt kalem verin, isteklerini detaylı bir biçimde madde madde yazmasını rica edin.

“Yaşamında neyi değiştirmek ya da yaşamına neyi getirmek istiyorsun ?”

İsteğinizi karar vermenin gücüyle pekiştirmeniz şarttır. Duygu ve düşünceler verilen kararın gücü doğrultusunda belirli bir frekans yayar. Eğer inanmazsak bilinç altının gücü hakim olur.

 

 Bu isteğinizin, hedefinizin olma olasılığına inancınız var mı ?

 

Herşeyin en iyisini ve arzu ettiğiniz olayın gerçekleşmesini hak ettiğinize, bilinç altınızı ikna etmelisiniz.

İsteğiniz veya hedefiniz doğrultusunda harekete geçmelisiniz ki enerjilerde harekete geçsin oluşum başlasın.

İmgeleme gücünü kullanın. Zihin gözüyle gördüğü ve imgelediğini arasında farkı bilmiyor.

İstekleri zenginleştiren imgeleme gücünüzdür. İmgeleme hedefinizi olmuş gibi hissettirir. Çünkü duygular devreye girmiştir.

Duygular = güçlü titreşimler = bilinç altı zihinde canlandırdığını var kabul eder ve size bu imgenizi büyük bir olasılıkla somut olarak sunar.

 

 

Beyinde on milyarın üstünde sinir hücrelerini (neron) birbirlerine sinaps adını verdiğimiz bağlarla bağlıdır. Bilgiler hücreler arasında sinapslar ile aktarılır.

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.