Diş Macunlarındaki Tehlike | Devis'So Psychology Engineering

Diş Macunlarındaki Tehlike

Written by on Ocak 26, 2016 in Sağlık - No comments

Eczanelerden florürsüz diş macunu temin edebilir,aktarlardan da misvak temin edebilirsiniz.

Öncelikle florür neymiş onu öğrenmek gerekli. Florür aslında doğada olan bir mineral. Ancak bizim diş macunlarında ya da sularda rastladığımız florürde durum farklı. Bizler florüre diş macunları, ilaçlar, pestisitler, içecekler ve sular yoluyla maruz kalıyoruz. Florür genellikle sulara ve kullandığımız diş macunlarına diş çürümesini engellemek için ekleniyor. Ancak florür sandığımız kadar masum bir kimyasal değil. Hatta tarihçesini okuyunca ister istemez, evdeki diş macununuza bakışınız bile bir anda değişebilir.

II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar ve Ruslar, Farben adlı şirketin ürettği florürü hapistekileri daha ‘etkisiz ve aptal’ yapmak için içme sularına katıyorlarmış. Florürün beynin belli bir bölgesine tahribat yaparak, kişileri mücadele anında daha az aktif hale getirdiği tespit edilince bir kimyasal silah olarak kullanılmış. Halen günümüzde bilinen sakinleştirici ilaçların %25’i florür içermektedir. Dahası II. Dünya Savaşı sırasında florür nükleer silah yapımı için kullanılmış. Tabii bütün bunlara değinirken, her kimyasalın arkasında olduğu gibi, florürün arkasındaki lobi kaynağının gücünü de unutmamak lazım. Bir zamanlar dünyanın en büyük florür üreticisi olan Alcoa, Dow Chemical, Dupont ve Kellogg bütün olayın başını çeken Farben’la bir anlaşma imzalayarak, florürün yaygınlaşması için çalışmışlar.

Günümüzde florür diş çürüklerini önlemek için kullanılıyor. Peki gerçekten koruyor mu?

Yıl 2014. Florür halen hayatımızda. Bazı ülkelerde suya katılıyor. İstanbul Belediyesi bize katılmadığını ifade etti. Bizler florüre en çok diş macunlarımızda rastlıyoruz. Azıcık diş macunundan ne olur diyebilirsiniz. Ancak yapılan araştırmalarda alınan florür miktarının, ne kadar çok diş macunu kullanıldığıyla doğrudan korelasyonu olduğu öne çıkmış. Peki diş macunlarındaki florür gerçekten diş çürümelerini önlüyor mu ki bu kimyasalı aldığımıza değsin?

Pek tabii ki hayır. Fluorosis denilen ve dişlerin beyaz, sarı veya kahverengi lekeli olmasına yol açan ve araştırmacıların kronik florür toksikliği adını verdiği durum, yüksek miktarda florürün vücuda girmesinden dolayı oluyor. Pek tabii en büyük endişemiz, eğer suyumuzda florür varsa olmalı. Yine de geçtiğimiz yıl Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, florürün çocukların nörolojik gelişimlerini negatif yönde etkilediğini tasdikliyor. Çocuklara florürlü diş macunu verirsek, diş çürümelerini önler miyiz sorusu her şey bir yana aslında çok önemli. Bilhassa Amerika’da yapılan araştırmalarda, yoksulluk, yetersiz beslenme ve dişçiye kolay ulaşamama problemleriniden dolayı ağız sağlığı sorunları çekenlerin florür tarafından hiç azalmadığı ortaya çıkmış.

Bugüne kadar florürün yararlı ve kullanılması gereken bir kimyasal olmasıyla ilgili de bir veri toplanamamış. Her ne kadar bu konuda yapılan araştırmanın azlığı, konuya tam anlamıyla kamuoyunun eğilmesini engellemiş ve florürü savunanların desteğini almışsa da, yapılan araştırmalar florürün ne gerçekten diş çürümelerini tam anlamıyla önlediğini gösteriyor, ne de bu kimyasala bir ihtiyacımız olduğunu. Ayrıca florüre hassas bünyeler ve belli ırk gurupları da bu kimyasaldan da negatif olarak etkilenebiliyor.

Durum böyleyken özellikle küçük çocuklara florürlü diş macunu kullandırmak niye?

 

Florür tartışmalı bir madde. Düşük dozlarda diş çürümelerini engellediği için önceleri serbestçe diş macunlarına, hatta bazı ülkelerde şebeke suyuna katılırken, son yıllarda zararları faydalarından daha çok tartışılıyor.

Çin, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda, Macaristan ve Japonya gibi bazı ülkelerde suya florür katılması yasak. Türkiye’de suya florür katılmıyor, ama pek çok ilimizin şebeke suyunda doğal olarak florür bulunuyor. Üstelik şebeke suyu tek florür kaynağı değil. Hazır meyve suyu ve gazlı içeceklerden tutun, bebek mamalarına kadar pek çok üründe florür bulunuyor.

Florür Kaynakları

Çoğu kişi florürsüz diş macunu kullanarak bu kimyasalın zararlı etkilerinden korunabileceğini düşünüyor. Ancak bazı illerimizde şebeke suyunda yüksek sayılabilecek miktarlarda florür bulunuyor.  Türkiye İçme Sularında Florürün Bölgesel Dağılımı (I) (PDF) başlıklı çalışmada, Marmara Bölgesi’nin suları incelenmiş ve bazı ilçelerde florür değerlerinin tehlikeli seviyelere çıktığını saptamış. Örneğin Kırklareli merkez ilçede sudaki florür değerlerinin, Dünya Sağlık Örgütü’nün güvenli bulduğu aralık olan 0,5 – 1.7 mg/lt.nin üzerinde olduğu saptanmış.

İşin kötüsü, oturduğunuz bölgedeki suların düşük florürlü olması da yetmiyor, çünkü tükettiğimiz pek çok hazır içecek, Türkiye’nin farklı bölgelerinde, şebeke suyundan üretiliyor. Eğer üretimin yapıldığı bölgedeki sular yüksek florür içeriyorsa, ürünü tükettiğinizde siz de florüre maruz kalıyorsunuz.

Florür kaynağı olabilecek bazı ürün ve gıdalar şöyle:

  • Florürlü diş macunu
  • Bebek maması
  • Hazır çorba
  • Tavuk bulyon
  • Teflon tava veya tencerede pişmiş gıdalar
  • Gazlı içecekler
  • Hazır meyve suları
  • Paketli ve/veya işlenmiş gıdalar
  • Anestezi kimyasalları
  • Florürlü tuz
  • Sigara

Florür neden zararlı?

1. Biyobirikim

Biyobirikim, belirli bir kimyasalın vücutta birikme eğilimine verilen teknik isim. Florür, biyobirikimli kimyasalların arasında. Sağlıklı bir kişi, her gün aldığı florürün %50 – 60’ını idrar yoluyla vücudundan atıyor. Geri kalanıysa kemiklerde ve beyinde birikiyor. Bebek ve çocuklarsa aldıkları florürün sadece %20’sini vücuttan atabiliyor. Kemiklerde biriken florür miktarı hayat boyu artış gösteriyor.

2. Üreme sistemi

Laboratuvar hayvanlarında yapılan deneylerde, yüksek dozlarda florürün erkek üreme organlarına hasar verdiği ve kısırlığa yol açtığı tespit edilmiş. ABD’de yapılan bir araştırma, şebeke suyunda 3 mg/lt. ve daha fazla florür bulunan yerlerde doğurganlık oranlarının düştüğünü belirlemiş. Bir başka araştırmaysa, yine yüksek florürlü bölgelerde yaşayan erkeklerde ortalamanın altında testosteron hormonu tespit etmiş.

3. Beyin (merkezi sinir sistemi)

Florürün merkezi sinir sistemi için zararlı olduğunu belgeleyen onlarca araştırma var. Florürün beyinde biriktiğine, davranış değişikliklerine yol açabildiğine ve uzun vadede Alzheimer hastalığına yol açabildiğine dair bulgular var.

İçme suyunun florürlenmesini destekleyenler, bu çalışmalarda çok yüksek dozda florür kullanıldığını savunsalar da, florürün biyobirikimli olduğunu unutmamak gerekli.

4. Düşük IQ

Çin, İran, Hindistan ve Meksika’da yapılan 24 ayrı çalışmada, vücuttaki florür miktarıyla IQ arasında ters bağıntı olduğu ortaya konmuş. İçme suyundaki 1 mg/lt. florür artışının, 0,59 IQ puanı kaybına yol açtığı bulunmuş.

5. Erken ergenlik

Florürün merkezi sinir sistemi dışında da olumsuz etkileri var. Florür aynı zamanda pineal bezini olumsuz etkiliyor. Bu bez, pek çok başka işlevin yanı sıra, büyüme ve ergenlik süreçlerinden sorumlu. Yapılan araştırmalar (PDF), içme suyuna florür katılan bölgelerde kız çocukların, florür kullanılmayan bölgelere kıyasla 5 ay önce âdet gördüğünü ortaya koymuş.

6. Tiroid hormonları

Florürün tiroid bezini de olumsuz etkilediği bildiriliyor. Ukrayna’da yapılan bir çalışmada, 2,3 ml/lt. düzeyinde florürün tiroit hormonunda azalmaya yol açtığı belirlenmiş. Hatta bu etki o kadar tutarlıymış ki, 20. yüzyıl ortalarında hipertiroidizmi (aşırı aktif tiroid bezi) olanlara florür tedavisi önerilmiş.

7. Romatizma belirtileri

Skeletal florozis, florürün kemiklerde birikmesiyle ortaya çıkan ve romatizma benzeri belirtilere yol açan bir rahatsızlık. İşin kötüsü, belirtileri romatizmayla karıştırılabildiğinden, erken safhada teşhis koyulması oldukça güç. Belirtiler ışığında doktorlar genellikle romatizmadan şüphelendikleri için, aslında son derece basit bir şekilde (florür alımını keserek) tedavi edilebilecek rahatsızlık, uzun yıllar tedavi edilmeyebiliyor.

8. Kemik erimesi

Florür, kemiklerde birikiyor. Florürün sağlık üzerindeki etkisini araştıran ilk çalışmalardan birine göre, içme suyuna florür katılan bölgelerdeki çocuk nüfusunda görülen kemik ve kemik bağlantılı rahatsızlıklarda iki kat artış kaydedilmiş. Benzer şekilde, Meksika’da yapılan bir araştırma (PDF), diş macunundaki florürle çocuk kemik kırılmaları arasında bağıntı olduğunu ortaya çıkarmış.

 

Diş Macunu Yapımı

Malzemeler:
2 çorba kaşığı bentonit kili
2-4 çorba kaşığı kaynatılıp soğutulmuş su
4 damla çay ağacı yağı
5 damla sıvı stevia
10-15 damla nane yağı
1 fiske öğütülmüş deniz tuzu

Yapılışı
-Nane aromasını vermek için metal olmayan bir kapta bentonit kili ve suyu tahta kaşıkla karıştırın (kili metalle temas ettirmeyin)
-Çay ağacı yağı ve nane yağını ekleyip, iyice karıştırın
-Tuzu ekleyip bir kez daha karıştırın ve macunun tadına bakın. Yoğunluk ve tadını kendinize göre ayarlayın. Ayarlarken her seferinde 1 damla nane yağı veya stevia ya da yarım kaşık su ekleyin.
-Malzemelerin tam tada ulaşması 48 saat sürer o yüzden tad konusunda aceleci davranmayın.
-Karışımı cam kavanoz ya da sıkılabilir bir tübe doldurun.
-Macun kapağı açık tutulursa zamanla kuruyabilir. Kuruduğunda yarın çorba kaşığı su ekleyerek tekrar karıştırın

Not: Nane yerine limon, portakal ya da tarçın esansı yağı kullanarak farklı aromalar deneyebilirsiniz. Farklı yağlar deneyecekseniz çay ağacı yağından dört değil iki damla kullanın.

 

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.